Home » Eğitim » Eğitim Sistemini Dönüştüren Ülkeler – 3 : Brezilya

Eğitim Sistemini Dönüştüren Ülkeler – 3 : Brezilya

okullardaki-performans-odevleriyle-ilgili-calisma-4016132

TEMEL GÖSTERGELER

Halkın eğitim düzeyinin yükseltilmesi, Brezilya’nın ekonomik gelişmesi bakımından yaşamsal önem taşıyor. 200 Milyonluk nüfusunun dörtte birini 15 yaş altı çocukların oluşturduğu ülke, muazzam bir dönüşüm fırsatını elinde tutmakta.

  • 1950’lerde, Brezilya nüfusunun yüzde 64’ü kırsal alanda yaşamaktaydı ve toplam nüfusun yüzde 50’den fazlası okuma yazma bilmiyordu. Son elli yılda, ülke nüfusu büyük bir sıçrama yaptı ve geniş kitleler kırdan kentlere aktı.
  • 1972’de, zorunlu eğitim 7 – 14 yaş arası tüm çocukları kapsayacak biçimde genişletildi. Yine de, okur – yazar olmayanların oranı, 1980 yılında hala yüzde 25 dolayındaydı.
  • 1988 yılında kabul edilen yeni anayasa, zorunlu ve parasız temel eğitim olanağını getirdi. Eyalet ve belediyelerin toplam gelirlerinin en az yüzde 25’ini, merkezi hükümetinse gelirinin en az yüzde 18’ini eğitime harcaması yolunda bir düzenleme yapıldı. Ancak, konulan hedeflere ulaşmak, onları belirlemek kadar kolay olmayacaktı.
  • 1995 yılında, ülkedeki çocukların yüzde 90’ı ilkokula kaydedilmiş durumdaydı, ama, sekizinci sınıfı tamamlayabilenler çocukların yalnızca yarısıydı.
  • 2000 yılında, yetişkin nüfusun yüzde 13.6’sı hala okur-yazar değildi ve Brezilya, 15 yaş okul çocuklarına uygulanan PISA testlerinde en başarısız ülke konumundaydı. Teste katılan öğrencilerin yarısından çoğu, enaz başarı düzeyinde veya altında sonuçlar almıştır – yüzde 32.5 enaz başarı düzeyini tuttururken, yüzde 23.3 bunun da altında kalmıştır. Öğrencilerin ancak yüzde 1’lik bölümü, en yüksek başarı düzeyine, Beşinci Düzeye ulaşabilmiştir.
  • Ülkedeki 200,000 okuldaki sınıfların ortalama öğrenci sayısı, çoğu OECD ülkesinden yüksektir: 2008’de, sınıf başına, ilkokullarda 27.1, ortaokullarda 30.5 öğrenci düşmektedir (OECD ortalaması, aynı sırayla: 21.6 ve 23.7). Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı da OECD ortalamasının üzerindedir: İlkokullarda 24.5 ve ortaokullarda 21.2 (OECD ortalaması, aynı sırayla: 16.4 ve 13.7).

 

SONUÇLAR

Brezilya devleti son on yılda; okullara ve öğretmen maaşlarına yaptığı harcamaları artırmak, çocuklarını okula göndermeleri için yoksul ailelere yardım etmek yoluyla, ülkedeki eğitim düzeyini yükseltme yolunda önemli bir hamleye girişti. Belli nitelik hedefleri koyan ve okulları bu hedeflere nasıl ulaşacaklarını seçme konusunda serbest bırakan Ulusal Eğitim Planı sayesinde, ülke, en iyi eğitim uygulamalarının denenmekte olduğu bir laboratuara dönüştü.

  • Brezilya’nın GSMH’sinde 2000 yılında yüzde 4 olan eğitime yapılan yatırımın payı, 2009 yılında yüzde 5.2’ye yükseldi.
  • Hala OECD ortalamasının altında olmakla birlikte, ülkenin PISA başarısı artmış bulunuyor: Okuma dalında, 2000 yılında 396 olan puan 2009’da 412’ye; matematikte 2003’te 356 olan puan 2009’da 386’ya ve fen bilimlerinde 2006’da 390 olan puan 2009’da 405’e ilerledi.
  • Brezilya Temel Eğitim Gelişim Endeksi’nin ölçümlerine göre; ilkokullların 1 ile 4 arası sınıflarında ortalama başarı, 2005 yılındaki 3.8’den, 2009’da 4.6’ya yükseldi (10 üzerinden). 5 ile 8 arası sınıfları kapsayan ortaöğretimde aynı ortalama, aynı yıllar için 3.5’ten 4’e ve 9 ile 11 arası sınfları kapsayan liselerde 3.4’ten 3.6’ya yükseldi.
  • Brezilya’nın kuruluşunun 200. yılının kutlanacağı 2021 yılı için, hükümet ortalama başarı puanı olarak 6 hedefini önüne koymuş bulunuyor. (2005 yılı ortalaması 3.8’di.)

Bir “yenilikler ve iddialı uygulamalar” laboratuvarı yaratmak

Gelişmekte olan bir çok ülke gibi Brezilya da, eğitim alanında, büyük boyutlu ekonomik ve toplumsal adaletsizlikle ve yerine getirilmesi gereken görevlerle karşı karşıya bulunuyor. Brezilya Anayasası zorunlu parasız temel eğitimi öngörüyor. Anayasa aynı zamanda, eyalet ve belediye gelirlerinin enaz yüzde 25’inin, merkezi hükümetin gelirlerininse enaz yüzde 18’inin eğitime harcanmasını hükme bağlıyor. Ancak, sınıf tekrarı ve okuldan ayrılmaların yüksek bir oranda oluşu, çocukların pek sınırlı bir gelişme kaydedebildiklerini gösteriyor. 2000 yılı PISA çalışmasında, Brezilya en başarısız ülke olmuştu. Öğrencilerin yarısından çoğu ilk basamak ya da altında sıralarda yer alıyordu. En üst basamağa ulaşanların oranı yüzde 1‘den azdı.

O günden bu yana, kapsamlı eğitim reformu sayesinde, Brezilya’nın başarısı yükselmeye başladı. Öğrencileri hala OECD ortalamasının oldukça altında başarı gösterseler de, Brezilya deneyimi bize şunu öğretti: Eğitim sistemi ileri derecede merkezileşmiş; öğretmenlerinin niteliği, öğrencilerin sorumluluk düzeyi gibi yapısal sorunları olan bir ülke, ulusal ve uluslararası kıyaslama yöntemleriyle sorunlara tanı koyabilir ve reformlar yürütebilir.

Brezilya’nın artık merkezi olmaktan çıkarılmış eğitim sisteminde bugün, ülkedeki 5,561 belediye ile işbirliği içinde olan 27 eyalet, eğitim-öğretimin birinci derecede sorumluluğunu taşımaktadır. 2001 yılında, bir Ulusal Eğitim Planı ile; yönetimin her üç basamağı – merkezi hükümet, eyaletler ve belediyeler – için geçerli olacak yol gösterici ilkeler, hedefler ve öncelikler ortaya koyuldu. 2007’de yürürlüğe konulan, Ulusal Eğitimi Geliştirme Planı da, sınıflara yapılan harcamanın artışı ve başarı düzeyinin sıkıca gözlemlenmesi yoluyla, iyileşmenin sürdürülmesini hedefliyordu.

Temel amaçlardan biri, ülkenin, çoğu yalnızca lise mezunu olan 1.5 milyon öğretmeninin niteliğini yükseltmekti. Günde iki vardiya (üstelik, sıklıkla iki farklı okulda) eğitim vermeyi de içeren kötü çalışma koşullarıyla düşük ücretler, yeni öğretmen adaylarının cesaretini kırmaktaydı. Kısmen, bir okuldan diğerine gidişte kent trafiğinde veya kırsal alandaki yollarda yaşadıkları zorluklardan ötürü, öğretmenlerin işe devamsızlığı yüksek düzeydeydi.

Önce öğretmenler için bir taban ücreti yürürlüğe konuldu ve mesleğe kabul edilmede aranan enaz niteliklerin düzeyi artırıldı. Hükümet aynı zamanda, okulların başarısını izlemek amacıyla, Temel Eğitim Gelişim Endeksi (IDEB) diye adlandırdığı, eğitimin niteliğine ilişkin yeni bir göstergeyi devreye soktu. IDEB, ülke genelini yansıtan bir başarı haritası sağlamak üzere, öğrencilerin sınav sonuçlarını ve mezuniyet oranlarını esas almaktadır. Merkezi hükümet bu yolla, eğitim sisteminin zayıf yönlerini belirlemekte, bunları giderecek teknik ve parasal yardımda bulunmaktadır.

Eğitim alanının yakından izlenmesi ve desteklenmesi, eyaletler için önemli bir teşvik unsuru olmakta; etkin stratejiler kullanma ve öğrenci başarısını artırma yolunda onları yüreklendirmektedir. Eyalet yönetimleri, başarısı düşük okulların sorunlarına tanı koymak ve hazırlayacakları iyileştirme planını merkezi eğitim bakanlığına göndermekle yükümlü kılınmışlardır. Bakanlık, en yararlı uygulamaları belirleyip diğer eyaletlerle paylaşmak üzere, gelişmeleri kayıt altında tutmaktadır. Eğitimi Geliştirme Planı’nın Brezilya’yı dev bir “en iyi eğitim uygulamaları” laboratuvarına dönüştüren uygulaması; her bir okul için kendine özgü nitelik hedefleri koyduktan sonra, onları bu hedeflere ulaşma yolunda serbest bırakmak olmuştur.

Derleyen: Mehmet Karakelle